ÖLÜ ÇOCUKLARIN GÖZLERİ

kalemlik.net’in kuruluş aşamasında beraber yükü sırtladığımız Murat ORHAN arkadaşımız,  inşallah bundan böyle yazılarıyla yine bizimle birlikte olacak. İlk çalışmasını istifadenize sunuyoruz.

Yazının tamamını okuyun »

82 yıllık “Türkün Yeni Âmentüsü”

Yıl 1928, Ankara’da CHP’nin Hakimiyet-i Milliye Matbaasında Osmanlıca yazıyla 60 sayfalık bir kitap yayınlanır. İsmi: “Türkün Yeni Amentüsü” Mehmet Şevket Eygi, bugünktü yazısında o amentüyü hatırlattı.

Mehmet Şevket Eygi’nin yazısından bir kesit aşağıda ilginize sunuyoruz.

Yazının tamamını okuyun »

5. Sınıfı Bitir de Gel

Okul öncesi eğitimin neredeyse anne karnından çıkar çıkmaz başlanmaya çalışıldığı ülkemizde, bu bağlamda pilot illerde uygulamalar yapılmakta çoçuğun okul öncesi eğitime başlaması için kılı kırk yarılmakta iken Kuran kurslarına başlamak için 5.sınıfı bitirme şartı aranıyor.
Okul öncesi eğitimin yararı yadsınamaz ama bir çocuğun Kuran harflerine aşinalık ve temel değerleri sosyal bir ortamda öğreneceği kurslardan yaş bahanesiyle alıkoymak tam bir mühendislik işi aslında.

Yazının tamamını okuyun »

Tek Kelimelik Sözlük

A.Ali URAL’ın son kitabı ” Tek Kelimelik Sözlük” hakkında kendisiyle yapılan röportajda özelde adı geçen kitaba dair sözlerle beraber okumaya, yazmaya ve diğer kitaplarına dair açıklamalar yapıyor.
Dursun Kabaktepe’nin RöportajıYazar Ali Ural: “Bütün sözlükler tek kelimedir. “Yazar ve şair Ali Ural, “Bir kelime olmasaydı, hiçbir kelime olmayacaktı.Bir kelimeyi anlayabilsek, bütün kelimeleri anlayabilecektik.” diyerek çıktığı yolda insanlığın ihtiyacı olan ” Tek Kelimelik Sözlük”ü yazdı. Denemesine, “Her şey vardı, hiçbir şeyin adı yoktu.

Yazının tamamını okuyun »

Medarı Dikkat Bir hadise

 

İsrail’in menfur saldırısından sonra risaleden bir yer okuyalım dedik derskardeşlerimizle. Mektubat malum, muhtelif meselelerden müteşekkil olunca ilk oraya başvurduk. Gerçi Bediüzzaman’ın zulme, küfre karşı duruşu her risalede çok bariz görünüyor ama biz yine de daha “bire bir” bir ifade ararken dönemin zalimlerine karşı duruşunu gösteren bir risaleyle dersimizi aldık
Bugün de aynı bahsi darulhikme.org’da “okuyucu notu” başlığı altında Murat TÜRKER’e gönderilmiş aşağıdaki kısmı bir daha okuyup aynı etkiyi hissedince paylaşmak istedim.

Yazının tamamını okuyun »

Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi…

Dini eğitimin çocukların özgürlüklerini selbettiğini düşünenleri mi dersiniz ya da Yaz Kur’an Kurslarının beşinci sınıfı bitirmeyen çocukları kaydet-e-mediğini mi bilemem ama günümüzde çocuklar sanki dinden muafmış gibi bir görüntü veriliyor.Zorunlu sekiz yıllık eğitim de işin cabası…Oysa aynı çocuklar ebeveynler tarafından evde sessisce oturmaları için saatlerce TV izlemeye yönlendiriliyor.Sonuç ne peki boş bir gençlik. Ve sonra bir daha kazanılamayan gençler..İşte bu bağlamda Risaleden bir tesbiti
dikkatlerinize sunuyorum…
  Yazının tamamını okuyun »

Modernizmin Fırçaları

Camı açmadan önce perdeyi araladı. İlk aralaması değildi aslında perdeyi ama bu sefer perdeyi araladıktan sonra farklı bir şeyle karşılaşmıştı sanki. Hâlbuki gördükleri şeyler onca zamandır ordalarken.
Aslında D oradan hiç bakmadan önce ve D dünyaya gelmeden önce onlar o yerlerinde inşa edilmişlerdi. Ama nasılsa bu sefer fark etmişti onları. Hep bakmıştı onlara ama sanki hiç görmemişti onları. Gördükleri, daha doğrusu; onca baktığı şey arasından dikkatini çeken iki şey: İki eski binaydı. Etrafta onca eski yapı varken neden bunları dikkate, bakmaya değer bulmuştu ki?

Yazının tamamını okuyun »

Büyük Kanyon

Ali İbnu Ebi Tâlib (r.a) anlatıyor  Resulullah (a.s.m) buyurdular ki:      “Dünya arkasını dönmüş gidiyor, âhiret ise yönelmiş geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları var. Sizler âhiretin evlatları olun. Sakın dünyanın evlatları olmayın. Zira bugün amel var hesap yok, yarın ise hesap var
amel yok.” Tirmizi, Tıbb 1, (2037).

“Büyük Kanyon” diye bir belgesel izledim geçtiğimiz günlerde. Büyük kanyon ile ilgili birçok bilgi veriliyordu bu belgeselde. Bu kanyonda bir de akan nehir vardı. Kanyondan ismini alan bu nehir Las Vegas dolaylarında bir çöle hayat vesilesi olmuştu.

Yazının tamamını okuyun »

Hacı Dedenin Ölümü isteyişi ve Bahar

Öğleden sonrasıydı…Bugün yine hafta sonuydu ve ben ailemle yine bir piknikteydim… Baharın gelişiyle nerdeyse her hafta sonu sağolsun annemin ısrarlarıyla dağın eteklerine doğru çıkarız.
 Bir de yol üzerindeki ismiyle müsemma “suveren köyünden” serin ve şifalı içme suyumuzu alıp bazen bir kahvaltı bazen de öğle yemeğini yemek üzere çıkyoruz dağın eteklerine…Evet bu hafta biraz daha belirgin olan yeşil otlar, açan yabani ağaçlar ve annemin “şifalı” diye topladığı bir kısım otlar, kuş sesleri “bahar geldi” diyordu.

Yazının tamamını okuyun »

İran: Bazargan-Maku

Hayalini çok önceden, hazırlıklarını daha yeni yaptığım İran. Pasaport işlemleri sürerken internetten ulaşabildiğim kadarıyla gezi notları, tarihi ve gezilecek yerler tarayıp kendimce bir gezi rehberi oluşturdum. Pazar akşamından bütün hazırlıklarımı tamamlayıp pazartesi sabahı saat 7.00′de Doğubayazıt’a hareket ettim. Doğubayazıt’ta biraz Dolar alıp Gürbulak durağına gittim. Burada yaklaşık iki saat arabanın dolmasını bekledim.

Yazının tamamını okuyun »