Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi…

Dini eğitimin çocukların özgürlüklerini selbettiğini düşünenleri mi dersiniz ya da Yaz Kur’an Kurslarının beşinci sınıfı bitirmeyen çocukları kaydet-e-mediğini mi bilemem ama günümüzde çocuklar sanki dinden muafmış gibi bir görüntü veriliyor.Zorunlu sekiz yıllık eğitim de işin cabası…Oysa aynı çocuklar ebeveynler tarafından evde sessisce oturmaları için saatlerce TV izlemeye yönlendiriliyor.Sonuç ne peki boş bir gençlik. Ve sonra bir daha kazanılamayan gençler..İşte bu bağlamda Risaleden bir tesbiti
dikkatlerinize sunuyorum…
 

Birincisi : Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta, masum çocuklardır. Çünkü bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imani alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslamiyet ve imanın erkanlarını ruhuna alabilir. Adeta gayr-ı müslim birisinin İslamiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız dünyevi fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir. O halde o çocuk, dünyada peder ve validesine hürmet yerinde istiskal edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nevi bela olur. Ahirette de onlara şefaatçi değil, belki davacı olur: “Neden imanımı terbiye-i İslamiye ile kurtarmadınız?”

İşte bu hakikate binaen, en bahtiyar çocuklar onlardır ki, Risale-i Nur dairesine girip dünyada peder ve validesine hürmet ve hizmet ve hasenatı ile onların defter-i a maline vefatlarından sonra hasenatı yazdırmakla ve ahirette onlara derecesine göre şefaat etmekle bahtiyar evlat olurlar.
Emirdağ Lahikası s:40

http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=40

Yorum Yapın

Mesajınız