Hacı Dedenin Ölümü isteyişi ve Bahar

Öğleden sonrasıydı…Bugün yine hafta sonuydu ve ben ailemle yine bir piknikteydim… Baharın gelişiyle nerdeyse her hafta sonu sağolsun annemin ısrarlarıyla dağın eteklerine doğru çıkarız.
 Bir de yol üzerindeki ismiyle müsemma “suveren köyünden” serin ve şifalı içme suyumuzu alıp bazen bir kahvaltı bazen de öğle yemeğini yemek üzere çıkyoruz dağın eteklerine…Evet bu hafta biraz daha belirgin olan yeşil otlar, açan yabani ağaçlar ve annemin “şifalı” diye topladığı bir kısım otlar, kuş sesleri “bahar geldi” diyordu.

Kün emrinin zahiri delilleriyle karşı karşıyaydık… Galiba sadece sübhanallah demek kalıyordu…Bizim çıktığımız yerde aile dostlarımızda vardı onlarda bizim gibi tefekküri bir piknik yaşyorlardı.
Artık karanlık çökmek üzereydi ve havada iyiyce soğuyordu. Şehre doğru indik içme sularımızı taşıdık ve artık evdeydik.
Evden çıkkıp aşağıya indiğimde baktım bizim o aile dostlarımızdan yaşıtım ve arkadaşım olanla aşağıya doğru yürüdük. İşim yoksa köye gidebileceğimizi ve hasta dedesini ziyaret etmemizin nasıl olacağını sordu. Ben de memnuniyetle olabileceğini söyledim. Yaklaşık yarım saatlık yol boyunca haşrin nice delillerini görüyorduk… Ve birbirimize yeşilin ne kadar da güzel olduğunu, bağı bostanı ekmenin ne kadar önemli olduğunu söyledik. Yeşilin bittiği yerdi artık. Kapıyı çaldık ve içeri doğru adımlarımızı attık. Daha öncede ziyaret etme bahtiyarlığına erdiğim Hacı Dedeye varmıştık. Selam verip mübarek ellerinden öptük…Sabır, dedik Hacı Dede senin sınavın da bu deyip… Hacı Dede yetmişi aşkın yaşı bin türlü hastalığı ve de üstelik son zamanlardaki kalça kırığı ve yaşlılığa bağlı olarak iyileşmeme durumu falan…Sıkıntı saymaya çalışsak çok da… Ve yaşlı Hacı Dedem ne istiyordu biliyor musunz? Ölümü… Bizim o kadar çekindiğimiz ölümü… Sanırım bu acıların şiddetinden kaynaklanıyordu… Hacı Dedemin güzel bir de gülümseyişi vardı nur yüzünde.Ölüm…Tatlı bir gülümseyiş… Ve Bahar…Bu üçü nasıl bir arada olabiliyordu…Hele hele ölümü isteyiş bu Güzel baharda…Hacı Dedeyi yadırgıyor falan değilim…Bana güzel bir noktayı tekrar hatırlattığı için bunca kelam serdettim..Neyi mi?Biz baharda çok kolay yeniden yaratılmayı düşünürken ölümü unutuyoruz… Ya da sonbaharda ölümü hatırlarken yeniden dirilişi arka plana atabaliyorduk…
Ama HAcı Dedem Bahar içinde Ölümü unutma diyordu adeta…Evet çok şükür ki bu hasta ziyaretinde payıma düşen dersi almıştım…Onca deliller varken dönüşe dair bu delili farketmenin bahtiyarlığını yaşıyorum şimdi…Allah şifa versin…

Yorum Yapın

Mesajınız